Elektronik Komponent Nedir?

Komponent herhangi bir sistemin çalışmasında rol oynayan ve sistem için önemli olan parçalara denir. Elektronik devrelerin bileşenlerine ise elektronik komponentleri, elektronik bileşenleri veya elektronik devre elemanları denmektedir. Örnek vermek gerekirse aşağıdaki regülatör devresindeki diyotlar, dirençler ve kapasiteler birer komponenttir.

Elektronik devre elemanları Pasif Devre Elemanları ve Aktif Devre Elemanları olarak ikiye ayrılmaktadır.

Pasif Devre Elemanları

Enerji kaynağı ya da etkin elektromotor kuvvetleri olmayan, sadece üzerlerine gerilim uygulandığı zaman oluşan akım sonucunda enerji harcayan ya da depolayan devre elemanlarıdır. Örnek vermek gerekirse dirençler voltaj sonucu üzerlerinden geçen akım yüzünden “ısı” şeklinde enerji harcarlar (Bunun sonucu olarak sıcaklıklarının yükseldiğini gözlemleyebiliriz.), kondansatörler enerjiyi “elektrik yükü” şeklinde, bobinler ise enerjiyi “manyetik alan” olarak depolarlar.

Direnç

Kaynaklarda çoğunlukla ‘Resistance’ veya ’Rezistör’ diye de gördüğümüz bu parçalar elektrik akımının yolunu tıkamaya yararlar. Dirençler üzerlerinden geçen akıma karşı gelen (direnç gösteren) devre elemanlarıdır. Devre uygulamalarında dirençler, akım sınırlayıcı, gerilim düşürücü, devre yükü, akım ayarlayıcısı olarak kullanılır. Hemen hemen her devrede dirençlerle karşılaşırız, oldukça fazla kullanılan bir elemandır. Direncin sembolü “R”, Birimi Ohm (Ω), akım-voltaj denklemi ise “V=I x R” şeklindedir.

Elektronikle ilgili kişilerin ve/veya elektronik üzerine öğrenim gören kişilerin devre kurarken genellikle en çok kullandığı direnç tipi “Sabit Değerli Karbon Direnç” tir. Bunun gibi dirençler devre için seçilirken direncin büyüklüğüne (Ohm cinsinden) ve direncin güç değerine (Aslında üzerinden ne kadar akım geçebileceğine) dikkat etmek gerekmektedir. Aksi takdirde direnç üzerinden geçecek akıma bağlı olarak fazla ısınıp kendisine ve yakınındaki diğer komponentlere zarar verebilir ve bunu sonucunda devrenin düzgün çalışması beklenemez. Sabit-Değişken değerlikli olmasına veya yapıldıkları maddelere göre farklı farklı gruplandırılabilirler.

Kondansatör (Kapasitör)

Karşımıza “Kapasitans” ve “Sığaç” adları ile de çıkan bu elemanların iç yapısı en basit açıklamayla iki iletken plaka(levha) arasına koyulmuş yalıtkan malzemeden oluşmaktadır. Yalıtkan kısma “dielektrik” malzeme denir ve seramik, mika, kağıt, polyester, elektrolitik, yağ gibi malzemeler kullanılabilir. Bu komponent elektrik enerjisini plakalar arasında yük olarak depolamak için kullanılır. Bundan kaynaklı olarak DC (Doğru – Direct(Eng.)) akım verildiğinde kapasitör tamamen dolduktan sonra (ki bu genellikle çabuk olur.) daha fazla yük tutamayacağı için “Açık Devre” gibi davranmaya başlayarak akım geçmesini engeller. Buna karşılık AC (Alternatif – Alternating(Eng.)) akım verildiğinde, akım yönü bir frekansla birlikte devamlı değiştiği için kapasitör daimi olarak dolar ve boşalır. Bu sayede devamlı dolup – boşalma yaparak akımın geçmesine izin verir. Boşalma yaparken devreye “Gerilim” verirler.

Kapasite’nin birimi “Farad (F)‘dır ve devrede “C” ile gösterilir. Farad ise Uluslararası Birim Sistemi’ne göre 1 coulomb (C) / volt (V) olarak tanımlanmıştır. Kapasitenin formülü ile “C=Q / V” şeklindedir. Elektrolitik ve tantal tip kondansatörlerde (+) ve (-) uçlar belirtilmiştir. Yani bunlar kutupludur ve bu elemanlar DC ile çalışan devrelerde kullanılırlar. Kutupsuz (polaritesiz) tip kondansatörler ise hem DC hem AC ile çalışabilirler. Son yıllarda kutupsuz tip (bipolar) elektrolitik kondansatörler de üretilmektedir.

İndüktör (Bobin)

Endüktör” veya “Coil” (Eng.) adıyla da bilinen bu eleman yapı olarak aslında sarılmış iletken bir teldir. Aynı kapasitörde olduğu gibi enerjiyi depolayan bir elemandır ancak İndüktör bu depolama işlemini Kapasitör gibi elektriksel yük olarak değil “Manyetik Alan” olarak depolar. İndüktörün bu deoplama kapasitesini arttırabilmek için genellikle “ferromanyetik” bir maddenin etrafına sarılırlar.(Örneğin demir.)

Bobinlerin sembolü L, birimi Henry (H)’dir. Bobinin formülü L = (u x N² x A) / l şeklindendir. Bobinlere DC (Doğru – Direct(Eng.)) akım verildiğinde akıma karşı ilk anda bir direnç gösterirler ancak hemen ardından iletkenlik özellik gösterirler. (Bobinde kullanılan telin özdirenci hariç.) Buna karşılık AC (Alternatif – Alternating(Eng.)) akım verildiğinde, akım yönü devamlı değiştiği için demin bahsettiğimiz ilk anlık direnç etkisi her yön değişiminde tekrar tekrar oluştuğundan bobin daimi olarak bir direnç etkisi gösterir.

Aktif Devre Elemanları

Aktif Devre Elemanları içlerinde yarıiletken barındıran sadece belli koşullarda akım geçmesine izin veren devre elemanlarıdır. İşleyişlerini anlamak için yarıiletkenlerin mantığını kavramak gerekmektedir. Yarıiletkenler, normal şartlarda yalıtkan özelliği göstermektedir ancak gerilim, ısı, ışık, basınç gibi etkiler sayesinde iletken özellik gösteren malzemelerdir. Yük taşıyıcısına göre n-tipi (elektron) ve p-tipi (hole-delik) olmak üzere iki sınıfa ayrılırlar.

Diyotlar

Diyotlar iki farklı p-tipi ve n-tipi maddenin bir araya getirilmesiyle oluşan bir devre elemanıdır. Çalışma mantığı ise çok basittir: Sadece bir yönde akım akmasına izin verir. İki ucu bulunmaktadır(Anot(+) ve Katot(-)) ve anot ucundan katot ucuna doğru akım akmasına izin verir. İdeal durumlarda üzerinden akım akabilmesi için bu iki uç arasında belirli bir voltaj(gerilim) farkı bulunmalıdır. Bun değerler en çok kullanılan Silisyum Diyotlarda 0.7 V ve Germanyum Diyotlarda 0.3 Volttur.

Diyotlar Doğrultucu (Rectifier Eng.) Devrelerde bolca kullanılmaktadır. Bu devreler AC akımı (Örneğin şehir şebekesinden gelen akım) DC akıma (Örneğin Bilgisayarınızın veya televizyonunuzun kullandığı akım) çevirmekte kullanılır ve birkaç tipi vardır. Yarım Dalga Doğrultucu (Half Wave Rectifier Eng.) veya Tam Dalga Doğrultucu (Full Bridge Rectifier Eng.) gibi.

Dört Diyottan oluşan Köprü Tipi bir doğrultucu devresi

En çok kullanılan diyotlardan kısaca bahsetmemiz gerekirse:

Silisyum Diyot: Devrelerde en çok kullanılan diyot tipidir. Sadece bir yönde akım akmasına izin verir ve bunun olması için de uçlar arasında 0.7 volt fark olmalıdır.

Zener Diyot: Devreye normal şekilde bağlandığında yukarıda bahsettiğimiz Siliyum Diyot gibi çalışır. Eğer Ters bağlanırsa belli bir gerilim seviyesinden sonra (Buna Zener Gerilimi denir.) akım geçmesine izin verirler ancak devreye bağlı bir DC kaynak gibi davranırlar.

Işık Saçan Diyot (LED): Silisyum Diyot gibi davranılar ama buna ek olarak üzerlerinden akım geçerken ışık yayarlar. Işık kaynağı olarak oldukça verimlidirler.

Diyot Akım – Gerilim karakteristiği

Transistörler

Transistörler yukarıda Diyotta bahsettiğimiz gibi p-tipi ve n-tipi yarıiletken maddelerin bir araya getirilmeleriyle yapılan elemanlardır. Küçük elektrik sinyalleri yükseltmek veya anahtarlamak amacıyla kullanabileceğimiz elemanlardır. Bir gerilim ya da akım kaynağı ile başka bir akım ya da gerilim kaynağını kontrol etmeye yarar. İki adet p-tipi ile bir adet n-tipi (pnp Transistör) veya iki adet n-tipi ile bir adet p-tipi (npn Transistör) maddenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan elemanlardır. Üç adet ayakları bulunmaktadır. Ayakların isimleri “kollektör(C), baz(B) ve emetördür(E)“.

Npn ve pnp tipi transistör için ortak emetör devre bağlantısı ve akım yönleri.

Transistörlerin dört çalışma bölgesi vardır. Bunlar doyum, aktif, kesim ve ters aktiftir. Aktif durumda Transistörün baz ayağından giren akımın (IB) β (Beta Yun.) katı kadarlık akım da kolektör (IC) ayağından girmektedir. Bu iki ayaktan giren akımın toplamı kadarlık akım ise emetör (IE) ayağından çıkmaktadır. Yani IE=(IB x (1+β)) denkliğine eşittir. Eğer olur baz ayağına yeterince akım sağlanmazsa transistör kolektör ve emetör ayaklarından da akım geçmesini engeller. Bu sayede baz ayağındaki akım kontrol edilerek fiziksel bir müdahale olmadan transistör bir anahtar gibi kullanılabilir. Bu anahtarlama sayesinde birden fazla transistör bir araya getirerek çok daha kompleks yapılar oluşturabilmektedirler. En basit örnek için lojik kapıları, en kompleks durumda ise işlemcilerin iç yapılarını düşünebiliriz.

Transistörler ile gerçeklenmiş bir AND (VE) kapısı

Mosfetler

Mosfetler yukarıda bahsettiğimiz Transistörlere oldukça benzeyen ve genelde aynı amaçlarla kullanılan elemanlardır. Bundan kaynaklı isimleri aslında “Yalıtılmış geçitli alan etkili Transistördür” (Metal-oxide-silicon field-effect transistor, MOSFET). Bunların ortak önemli özellikleri çok büyük (teorik olarak sonsuz) giriş direncine sahip yarıiletken aktif devre elemanları olmalarıdır. MOSFET’lerin kullanım alanlarının arttığı bir yapı da dijital tümdevrelerdir. Bunun nedeni MOSFET’lerin boyutlarının daha küçük olması (bu sayede birim alan (pul) içine daha çok transistör sığdırma olanağı sağlamaktadır.) ve üretim süreçlerinin transistörlere oranla daha kolay olmasıdır. Bu elemanlar da p-tipi ve n-tipi malzemelerden yapılmaktadır ve üç ayakları bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla “Drain, Gate ve Source” adındadır.

N-kanal ve P-kanal olmak üzere iki tipi vardır. Transistörlerde “baz” ayağının yerine geçen “gate” ayağında Transistörün aksine akım akmaz. Mosfetler de anahtar olarak kullanılabilirler. Yapıları gereği VGS(gate-source) ve VDS(drain-source) gerilimleri belirli gerilim seviyelerde olduklarında akım akmasına izin verip diğer durumlarda vermeyebilirler. Mesela kanal ayarlamalı Nmos bir Mosfette VDS gerilimi, VGS-Vt (Vt=Eşik Gerilimi) değerinden büyük veya bu değere eşit olduğunda kapalı anahtar gibi, küçük olduğunda ise açık anahtar gibi kullanılabilir.

Mosfet akım-gerilim karakteristiği

Tristör

Tristör veya SCR adı ile de bilinen bu elemanın tam adı “Silikon Kontrollü Doğrultucudur”. Üç ayakları vardır ve isimleri sırasıyla anot, gate ve katottur. Daha çok anahtarlama yapmak için kullanılan bir devre elemanıdır ve genellikle “Güç Elektroniği” devrelerinde kullanılır. dört yarıiletkenin ardışık olarak bir araya getirilmesiyle oluşturulan devrelerdir. Sırasıyla P-N-P-N olacak şekilde bir araya getirilirler.

Çok hızlı bir şekilde anahtarlama yapabilen elemanlardır. Son yıllardaki gelişmelerle saniye 25 bin defa anahtarlama yapabilmektedirler. Bunun yanı sıra gerilim düşümleri diğer elemanlara göre 1-2 volt kadar azdır ve bu sayede ısı kaybı çok düşüktür. Bu düşük ısı kaybına bağlı olarak yüksek gerilim ve akımlarda çalışabilirler. Bu seviyeler 2000 Volt ve 3300 Amper gibi oldukça etkileyici sayılara ulaşabilir. Bazı durumlarda Akım kaçağı yapabilirler (Örneğin artan sıcaklığa bağlı olarak.) ve bu pek istenmeyen bir durumdur.

Diğer Komponentler

Bu başlık altında bahsedeceğimiz komponentler daha önce yukarıda bahsettiğimiz elemanların bir araya getirilmesi ile oluşturulan iç yapısı kompleks ve kullanım amacına göre değişen, dış yapısı ise genel olarak tek parça kompakt bir kılıf(kutu) olarak algıladığımız veya yukarıda bahsettiğimiz Aktif – Pasif Eleman tanımına girmeyen komponentlerdir.

Entegre

Entegre Devreler (Intagrated Circuit Eng.) birçok sayıdaki devre elemanının bir araya gelerek tek bir devre oluşturacak şekilde yekpare olarak üretilen parçalara denir. Örnek olarak bir mikrokontrolcüyü verebiliriz. Genellikle Silisyum ve Germanyum gibi yarıiletken maddeleri içermektedirler. İngilizcede “chip“, Türkçede ise “yonga” olarak anılırlar. İlk olarak 1960’lı yıllarda geliştirilmeye başlanan bu parçalar bugüne kadar büyüklüklerihızları ve kapasiteleri bakımında teknik gelişmeler sayesinde oldukça fazla ilerleme kaydetmişlerdir.

Entegre devreler kalem silgisi kadarlık bir alanda milyarlarca transistör içerecek kadar küçültülebilir. Sektördeki büyük firmaların artık 7nm ve altında işlemciler üretmeyi planladıkları biliniyor. Boyut avantajları dışında entegreye ait tüm bileşenlerin bir defada bir birim olarak basılıyor olması sayesinde entegre devreler daha düşük maliyetlere üretilebilmekte ve buna ek olarak yukarıda bahsettiğimiz çok küçük nanometrelerdeki üretim teknolojisi sayesinde bu devrelerin güç tüketim maliyetleri de daha düşük olmakta.

Kristal Osilatör

Kristal Osilatörleri anlayabilmek için kısaca osilatör nedir açıklamamız gerekir. Osilatör, diğer adıyla salıngaç elektronik devrelerde sinüs, kare, üçgen, testere elektrik sinyalleri veren elektronik bir yapıdır. Kristal Osilatörler ise piezoelektrik etkiyi kullanarak bu salınımı yapmayı sağlayan elektronik komponentlerdir. Genellikle Mikroişlemci gibi çalışmak için bir kare dalgaya ihtiyaç duyan diğer komponentlerle birlikte kullanılır.

Bu elemanlara AC Gerilim verildiğinde içinde bulunan kristaller üzerinde yazan Hz değerinde sabit olacak şekilde titreşim yaparlar. Bu titreşim ise mikroişlemcinin çalışmak için ihtiyacı olan “saat” (Clock Eng.) sinyali olarak kullanılır. Böylece işlemci her impulsta işlemi devam ettirip çalışabilir.

Sigorta

Her Elektronik ekipman belli bir akım ve voltaj değerinde çalışmak üzere tasarlanır ve üretilir. Bazı durumlarda devreyi besleyen veya devre içindeki hatlarda yüksek bir voltaj ve akım oluşabilir. Oluşan yüksek akım ve voltaj o hat üzerinde bulunan devre elemanlarına kalıcı olarak hasar verip bir daha kullanılamaz hale getirebilir. Sigorta dediğimiz yapı işte bu durumun önlenmesi için kullanılır.

Farklı tipleri bulunmakla birlikte bütün sigortaların çalışma mantığı aynıdır. Aniden gelen yüksek bir akımla karşılaştığı anda açık devre gibi davranırlar ve akımın geçmesini engellerler. Böylece diğer elemanlara bir zarar gelmez.

15 A değerinde bir Cam Sigorta

Buzzer/Hoparlör

Buzzer veya hoparlörler elektrik sinyallerini mekanik dalgalara yani sese dönüştüren elemanlardır. Buzzer verilen elektriğe göre sabit bir frekansta ses çıkartırken, hoparlör ise verilen sinyale göre oldukça değişken frekanslarda sesler çıkartabilmektedir.

Hoparlöre verilen elektrik ile birlikte içinde bir elektromanyetik alan oluşturulur ve bu alan hoparlör içinde daimi olarak bulunan mıknatısın manyetik alanı ile etkileşime girerek birbirlerini iterler. Bu sayede hoparlör diyaframını dışa doğru iter. Akım ve buna bağlı olarak manyetik alan devamlı açılıp kapatılarak istenen frekanslarda sesler elde edilir.

Buzzer için durum farklıdır. Buzzerın içindeki piezo diske yüksek gerilim uygulandığında radyal yönde mekanik olarak genişlemelere ve daralmalara sebep olur. Bu da içerideki metal plakanın ters yönde bükülmesine sebep olur. Metal plakanın sürekli olarak zıt yönde bükülmesi ve büzülmesi sonucu buzzer havada ses dalgaları üretir

Sensörler

Sensörler Bulundukları fiziksel dünyadaki bir olayı ölçüp bunu elektrik sinyallerine dönüştürerek diğer elektronik cihazlara iletmekle görevli olan bir komponenttir. Oldukça farklı tipte sensörler bulunmaktadır.

Akım Sensörü: Bir cihaz veya devre üzerinden geçen akımı ölçer ve genellikle bu akıma bağlı olarak analog bir sinyal üretir.

Sıvı ve Yağmur Sensörleri: Genellikle çalışma mantığı üzerindeki nikel kaplı plakaların direnç oluşturması üzerine kurgulanmıştır. analog çıkış pimleri vasıtasıyla nemi ölçer ve belirlenen nem eşik değeri aşıldıktan sonra dijital çıktı verir. Yani sıvı damlaları board’a düştüğünde paralel direnç meydana gelir ve sensör sinyal verir.

Sıcaklık Sensörleri: Farklı tiplerde ve farklı çalışma mantığı olanlar vardır. Örnek vermek gerekirse NTC veya PTC bulundururlar ve sıcaklığa bağlı olarak değişen direnç değerleri baz alınarak sıcaklık ile ilgili bir bilgi verirler.

Işık Sensörleri: Aynı yukarıda bahsettiğimiz sıcaklık sensörüne benzer şekilde LDR bulundururlar ve ışık seviyesine bağlı olarak değişen direnç değerleri baz alınarak ışık miktarı ile ilgili bilgi verirler.

Gaz Sensörleri: Ortamda bulunan gaz miktarını ölçerler. Örneğin Karbonmonoksit sensöründe gaz elektrotlar ile kimyasal tepkimeye girerek akım akmasını sağlar. Akım miktarına göre ortamdaki gaz miktarıyla ilgili bir bilgi verirler.

İvmeölçer / Jiroskop: Açısal hızı algılayabilen bir sistemdir. Yani sabit duran bir cismin, üç dikey eksende açısal oranlar karşılaştırılarak dönüş yönü ve hızını belirler. Algıladığı verileri işleyerek elektriksel sinyal olarak çıktı verir.

Mesafe Sensörleri: Farklı mantıklarda çalışanları olsa dagenelde çalışma mantıkları benzerdir. Ultrasonik bir ses çıkaran bu sensörler ileri gidip oradan seken sesin verilerini analiz ederek mesafe hakkında bilgi verirler.

Basınç Sensörleri: Üzerlerinde oluşan baskıyla orantılı olarak sinyal üreten ve bu sinyal sayesinde basınç ile ilgili bilgi veren sensörlerdir.

Ağırlık Sensörleri: Üzerlerine uygulanan kuvvete göre dirençleri değişmektedir. Bu sayede üzerlerinde bulunan ağırlık hakkında bilgi vermektedirler.

Anahtarlar ve Switchler

Fiziksel olarak müdahale edilerek üzerinde bulunduğu hat üzerinde akımın akıp akmayacağını kontrol eden devre elemanlarıdır. Ya “Açık Devre” gibi davranarak akımın akmasını engeller ya da “Kısa Devre” gibi davranarak akım akmasına izin verir.

Ekran

Ekranlar elektrik sinyallerini bir düz plaka üzerinde görsel bir yapı oluşturacak şekilde ışıkla oluşturabilen elemanlardır. Çalışma mantığı birbirinden farklı ama aynı amaçlar için üretilen birçok ekran tipi vardır.

LCD: İki cam arasında sıkıştırılmış sıvı kristal yapıdadır. LCD ekranın arka kısmında bir ışık kaynağı bulunmaktadır, görüntü bu ışık kaynağından yayılan ışığın, bu katmanlardan geçerken farklı renklere bürünmesiyle elde edilir.

LED: Görüntüdeki her bir pikseli LED’ler tarafından gerçeklenerek ve bu sayede görüntü oluşturan bir ekran tipidir.

Dokunmatik Ekran: Görüntü oluşturmanın yanı sıra kendi üzerinde oluşan herhangi bir fiziksel baskıyı da impulsa (elektrik sinyaline) dönüştürüp bunu diğer devre elemanlarına geri iletebilen bir ekran çeşididir.

Motorlar

Elektrik motorları, elektriksel enerjiyi bir mekanik harekete çeviren cihazlardır. Genellikle bu hareket belli bir rotor veya mil etrafında dönme (spin) şeklinde oluşur. Farklı akım tiplerine ve farklı çalışma sistemlerine sahip birçok motor çeşidi vardır. Bunlardan kısaca bahsedersek.

Alternatif Akım Motorları: Alternatif akımı hareket enerjisine çeviren motorlardır. Asenkron(indüksiyon) ve Senkron olmak üzere ikiye ayrılırlar. Senkron motorların çalışma mantığı manyetik bir parçanın, akım ile birlikte oluşturulan başka bir manyetik alan ile itilerek dönmesini sağlarlar. İçlerinde bir sabit durumda olan (stator), bir de hareket edebilir durumda olan (rotor) yapılar vardır. Bu tip motorlar rotoru kendi başlarına harekete geçirmekte zorlanırlar. İlk tasarımlarını Nikola Tesla yapmıştır. İmalat sanayinde oldukça fazla kullanılan motor tipleridir.

Doğru Akım Motorları: Doğru akımla çalışan motorlardır. Fırçalı ve fırçasız olmak üzere iki türü bulunur. fırçalı motorlar oldukça uzun zamandan beri bilinen ve kullanılan motorlardır. Harici bir manyetik alan içinde yer alan demir bir çekirdeğin etrafına sarılmış bobine akım verildiğinde, pozitif kutbun tarafına yukarı doğru bir kuvvet uygulanırken, diğer taraf aşağı doğru bir kuvvet tarafından etki edilir. Ancak bu hareket motor yarım tur döndüğünde etkisini kaybeder. Motorun dönmeye devam edebilmesi için DC komütatörleri, her yarım döngüde (iki kutuplu için) akımı ters yönde çevirir, böylece motorun dönüşe devam etmesini sağlar. Fırçasız motorlarda ise bir invertör devamlı alternatif akım şeklinde akım üretir. Bu sayede motorun hızını ve torkunu kontrol eden motor sargılarına akım darbeleri sağlar.

Servo Motorlar: Küçük çaplı, 1 devir/dakikalık hız bölgelerinin altında bile kararlı çalışabilen, hız ve moment kontrolü yapan yardımcı motorlardır. Bundan kaynaklı hassas işler için kullanılabilirler. Günümüzdeki Servo Motor Sürücüleri tamamen dijital yapılı ve mikroişlemci kontrollüdür. DC ve AC ile çalışan farklı alt türleri bulunmaktadır.

Step (Adım) Motorları: Belirli adımlarla hareket eden motorlardır. Rotorun hareketi ve hızı dijital sinyallere bağlıdır. Adımlar 90, 60, 45 derece gibi motorun yapısına bağlı olarak farklı değerleri alabilmektedir.

Servo Motor

Röle

Röle; bobin, palet ve kontak adında üç parçadan oluşan bir devre elemanıdır. Bobin Rölenin giriş kısmıdır ve bu kısmın kontak ve palet adındaki diğer iki parça ile arasında elektriksel bir bağlantısı yoktur. Elektrik sinyali ile çalışarak elektromanyetik alan sayesinde anahtarlama yapan bir komponenttir.

Optokuplör

İç yapısında bir LED bir de fototransistör bulunduran bir devre elemanıdır ve bu iki elemanın bağlı olduğu ayaklar birbirinden elektriksel olarak bağımsızdır. Fototransistör, LED’in yaydığı ışıkla iletime geçerek kendi bağlı olduğu iki ayak arasında akım geçmesine izin verir. Işık miktarına bağlı olarak Fototransistörün geçişe izin vereceği akım miktarı değişmektedir. Optokuplör, iki farklı devrenin veya voltajın birbirlerinden yalıtılmasını sağlayan devre elemanıdır. Böylece düşük voltajlarla, yüksek voltajları kontrol etmemize olanak sağlar.

Optokuplör iç yapısı

Joystick

Joystickler, üzerlerine fiziksel olarak uygulanan farklı yön, basınç vb. şekildeki kuvvetleri işler. İşlediği fiziksel kuvvetleri farklı dijital sinyallere dönüştürür ve bu sinyali kullanılacağı noktaya ileten bir komponenttir. Bu sayede kontrol etmek istediğimiz dijital (Bir oyun karakteri olabilir.) veya fiziksel (Servo Motorlara bağlanmış bir kol olabilir.) objeleri kontrol etmemize olanak sağlar.

İhtiyacınız olabilecek komponentleri sitemizden bulabilir. Bu ve bunun gibi konulara meraklıysanız, Youtube kanalımızı ve Bloğumuzu takip edebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here